- 0 356 317 97 66
Sivas Cumhuriyet
Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Koçbulut,
"80 yıldan önce 7 üstü deprem imkansız" dedi.
Bölgede depremler üzerinde çalışmalarını sürdüren
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Fikret Koçbulut, deprem çalışmaları için gittiği Niksar'da depreme yakalandı.
"1942 depremiyle bağlantısı yok"
Koçbulut, geçtiğimiz gece yaşanan depremin 1942
depremi ile bağlantısı olmadığını belirterek, "AFAD tarafından açıklanan
5.5 büyüklüğündeki deprem Niksar havzasının kuzey kenarını sınırlayan ve 1942
kırığının hemen kuzeyinde yer alan hat. Oluşan deprem Pınarbeyli köyü civarında
meydana geldi. Bu depremin 1942 ile bir alakası olmadığını düşünüyorum ve bunun
kuzeyindeki bu parçalı hatlar üzerinde geliştiğini düşünebiliriz. Çünkü
baktığımızda buradaki fayların normal bileşeni var ve havzaya doğru
ilerliyorlar" dedi.
"80 yıldan önce 7 üstü deprem imkansız"
Koçbulut açıklamasında, "1942 kırığını
düşündüğümüzde günümüze kadar geçen süre yaklaşık 80 yıl ve 80 yılda bu fay
üzerinde 7 büyüklükte bir deprem olması imkânsız. Çünkü bu kadar bir stres bu
kadar kısa bir sürede biriktiremez. Buradaki yaklaşık 7 büyüklüğüne yakın
deprem üretme aralığı 200 yıldır. Çünkü 2006-2009 yılları arasında yapılmış
olan bir DPT projesinde, Erbaa'dan Erzincan'a kadar olan bölgenin
depremselliği, yüzey kırıklarının ve fayların incelenmesi gerçekleştirildi. Bu
devletimizin kayıtlarında zaten var" diye konuştu.
"7 büyüklüğün üstünde deprem beklemiyoruz"
Prof. Dr. Fikret Koçbulut, Tokat'ta 7'nin üstünde deprem beklemediklerini ifade
ederek, "Tokat'ta 7.2 büyüklüğünde bir deprem olacak diyen kim bilmiyorum
ama bunu söyleyebilmek için elinde kesin verilerinin olması lazım. Niksar
bölgesine baktığımızda, 1939 yılında Erzincan'da büyük Erzincan depremi var.
360 kilometrelik bir yüzey kırığı oluşturdu. Erzincan'dan Tokat'ın da hemen kuzeyinden geçen Amasya Ezine
Pazarı'na doğru giden 360 kilometrelik hat, 1939'da kırıldı. Sonra yirmi Aralık
1942'de Niksar Erbaa arasındaki bu 40 kilometrelik alan kırıldı. Yani Niksar
havzasının kuzey kenarındaki fay kırıldı. Daha sonra 1943'te ise Ladik-Tosya
depremi, Kastamonu depremi meydana geldi. Yaklaşık 280 kilometre civarında da
yüzey kırığı meydana geldi. Yani bu hat aslında komple kırıldı. Kırılmanın
üzerinden de yaklaşık 80 yıl geçti. Bu 80 senelik bir süreç içerisinde, burada
bu büyüklüklerde deprem üretecek bir segment kalmadı. Sadece Niksar havzasının
güneyinde Esenyçay fayı var. Bu fay üzerinde bir gerilim olabilir. Ama bu da 7
üzerinde bir büyük deprem üretemez kanaatindeyim" şeklinde konuştu.
"Depremi merkezinde yaşadı"
Prof. Dr. Fikret Koçbulut, depremi Niksar'da
yaşadığını hatırlatarak, vatandaşlardan sadece resmi kurumların yapacağı
bilgilendirmelere itibar etmelerini istedi. Koçbulut, "Bu gece ben de
Niksar'daydım ve depremi yaşayan bir kişiyim. Başka bir çalışma için
buradaydık. Bir arazi çalışması için. Niksar'da bir otelde konaklarken 3.35'te
ben de uyandım. Ama baktığımız zaman aslında haberlere düşen kadar bir telaş
görmedim. Ben kaldığım kattan aşağıya bile inmedim. Çünkü bu deprem 5.5
büyüklükte olduysa bundan sonrakilerin en büyük artçısı 4.5 olur. Onda da fazla
bir şey olacağını düşünmedim. O yüzden önemli olan resmi kurumların yapacağı
açıklamalara itibar etmektir. Vatandaşlarımızın AFAD tarafından açıklanmış ve
yetkili kurumlar tarafından açıklanmış haberlere itibar etmelerini istiyorum.
Çünkü çok büyük bilgi kirliliği meydana geliyor. Bu büyük bilgi kirliliğiyle
insanlarımızı endişeye ve telaşa yönlendiriyor" dedi.