- 0 356 317 97 66
İçişleri Bakanı Mustafa
Çiftçi, Tokat'ın Reşadiye ilçesinde vatandaşlarla bir araya gelerek birlik
ve beraberlik mesajı verdi, Hacı Bektaş-i Veli ile Mevlana'nın hoşgörü
anlayışını örnek göstererek toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti.
Bir dizi inceleme ve temaslara bulunmak üzere Tokat'ta olan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Pazar
günü belde belediye başkanlığı seçimlerinin yapılacağı Reşadiye ilçesine bağlı
Çervrecik ve Yolüstü Beldelerini ziyaret etti. İki köy geçtiğimiz aylarda belde
statüsüne yükselmişti. Burada vatandaşlarla bir araya gelen Bakan Çiftçi;
"AK Parti eser ve hizmet siyaseti yapıyor. Hacı Bektaş-ı Veli'nin
ifadesiyle bir olalım, iri olalım, diri olalım. Bizim her zamanki sloganımız.
AK Parti hiçbir zaman ayrıştırıcı bir dil kullanmadı. Bugüne kadar hep
birlikten, beraberlikten yana oldu. Ben Hacı Bektaş-ı Veli'yle Hazreti Mevlana
arasındaki güzel bir hikayeyi zaman zaman anlatmışımdır. Bu vesileyle bir kez
de sizlerle paylaşmak istiyorum Adamın birisi gayrimeşru yollardan elde etmiş
olduğu gelirlerle bir büyükbaş hayvan satın alıyor. Fakat bir süre sonra
yaptıklarına pişman oluyor. Ve bunu Hacı Bektaş-i Veli'nin dergahına giderek
dergahı bağışlamak istiyor. O dönem Hacı Bektaş-i Veli'nin yaşadığı dönemlerde
dergahlar aynı zamanda aşevi görevi de gördükleri için ineği veya büyükbaş
hayvanı oraya bağışlamak istiyor ki orada gelenlere gidenlere ikram edilsin
diye. Hacı Bektaş-i Veli'ye durumu anlatıyor. Hacı Bektaş-ı Veli'yi kabul
etmiyor, caiz değil diyor. Öyle gayrimeşru yoldan elde edilen bir hayvanı alıp
da burada insanlara kesip ikram edemeyiz diyor. Kabul etmiyor. Adam bunun
üzerine Mevlevi dergahına gidiyor. Mevlevi dergahında Hazreti Mevlana'ya durumu
anlatıyor Hazreti Mevlana kabul ediyor. Bu sefer adamı bir merak alıyor. Hacı
Bektaş-i Veli'nin dergahına gittim, kabul etmedi. Hazreti Mevlana'nın dergahına
geldim. Aynı şeyi söyledim. Hazreti Mevlana kabul etti. Bunun ikisinde de
mutlaka bir hikmeti var. Bunu öğrenmem lazım diye sebebini Hazreti Mevlana'ya
soruyor. Hazreti Mevlana diyor ki, biz bir kargaysak Hacı Bektaş-i Veli bir
şahindir. Öyle her ava konmaz diyor. Ondan dolayı Hacı Bektaş-ı Veli'yi kabul
etmemiştir diyor. Ama biz kabul edebiliriz diyor. Üzerine adam Hacı Bektaş-i
Veli'nin yanına gidiyor. Durumu ona anlatıyor. Diyor ki benim bağışımı siz
kabul etmediniz. Hazreti Mevlana kabul etti. Böyle de bir açıklama getirdi.
Sizin bundaki kabul etmemenizdeki sebep nedir diye Bektaş-ı Veli hazretlerine
soruyor. O da diyor ki, bizim gönlümüz bir su birikintisiyse, Hazreti
Mevlana'nın gönlü bir ummandır diyor. Bu su birikintisine bir damla düşerse,
belki onu bulandırır ama bir ummana bir damla düşmesi, ummana herhangi bir
zarar vermez. Bundan dolayı kabul etmiştir diyor. Yani şurada her iki büyük
insanın gönül insanının da birbirlerine olan bakışını görebiliyor musunuz?
Kendi nefislerini hakir görüyorlar. Küçük görüyorlar. Karşıdaki insanları
yüceltiyorlar. İşte bizim bu topraklarda birbirimize bakışımızda hep böyle
olmalı. Hazreti Mevlana onun için diyor ki biz bu topraklara sevgiden başka
tohum ekmedik diyor. Onun için bu topraklara her zaman sevgi tohumu ekmeliyiz.
Birbirimizi sevmeliyiz. Bir ve beraber olmalıyız" dedi.