- 0 356 317 97 66
Dünya Kadınlar Günü
nedeniyle Gazetemizin 8 Mart 2025 tarihli sayısında tanıtımına geniş yer
verdiğimiz ANŞA BACI bu defa da
Alevi Kültür Derneği Altınoluk Şubesi tarafından anıldı ve tanıtıldı.
Balıkesir/Altınoluk’ta ilgili Dernek tarafından 6-10
Ağustos 2026 tarihleri arasında düzenlenen 5.Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin
3. gününü Anşa Bacı’ya ayırdı. “Yolumuzun
Kılavuzu, Kadın Analar; Anşa Bacı” başlığı altında tanıtımı yapılan
konferansa konuşmacı olarak Yalıncak Sultan’ın torunlarından mali müşavir Sevim (Ana) Yalıncakoğlu katıldı.
Altınoluk Alevi Kültür Derneği Başkanı Veli DOĞAN; “Uzun süredir Hubyar’a
bağlı Veli Baba talibi Sıraçlara liderlik yapmış, bedeller ödemiş Anşa Bacı’yı
anmak ve tanıtmak istiyorduk, program yoğunluğu nedeniyle bu tanıtım ancak bu
yıla nasip oldu. Sevim Ana’da bu alanda yeterliği olan birisidir, davet ettik,
kırmadı geldi, çok güzel bir sunum yaptı. Bu tür etkinliklerimizi sürdürmeye
devam edeceğiz” demiştir.
Yüzlerce kişinin katıldığı konferansta coşkulu ve etkili
bir konuşma yapan Sevim Ana özetle:
“Anşa Bacı üzerinde çok çalıştım. Kaynakları taradım,
canlı kaynaklarla görüştüm, Tokat-Zile-Acısu Köyü’ne birkaç defa giderek
mahallinde incelemeler, görüşmeler yaptım. Ön bilgi vermem gerekirse; Hubyar
talibi Sıraçları tekrar bir araya toplamış olan Veli Baba’nın her geçen gün
çevresini büyütmesinden rahatsız olan kişiler/gruplar Veli Baba’yı sürekli
şikâyet etmeye başlamışlardır. Veli Baba Tokat’ta yargılanmış, beraat etmiş ama
bu şikâyetlerden yılmamış yine de Hubyar Sultan’ın yolunu ısrarla sürdürmüştür.
Veli Baba, 1867 yılında yaşadığı Zile-Acısu Köyü’nde vefat edince bu şikâyetçi
kesim “Sıraçlar artık başsız kaldı” diyerek adeta bayram etmişler ama Anşa
Bacı’yı hiç düşünmemişlerdir bile.
Hubyar Sultan Ocağı; Tokat, Yozgat, Sivas, Amasya, Çorum
illeri dâhil çok geniş bir coğrafyaya yayılmış etkili bir ocak. Başta Hacı
Bektaş Dergâhı olmak üzere Anadolu’daki bütün Alevi dergâhlarına 1826 yılında Yeniçeri
Ocağı’nın 2.Mahmut tarafından kapatılmasını müteakiben Osmanlı tarafından el
konulmaya başlanmış, buralara Nakşibendi Şeyhleri atanmıştır. Bu yıl tam da bu
el konularak kayyum ataması yapılmış olmanın 200’üncü yılı. Amaç, “Alevilerin yolunu erkânını değiştirme/dönüştürme”
projesi uygulayarak bu inancı yok edebilmek. Selçuklu döneminden beri öldürmekle
bitirilemeyen Aleviliği bu tür projelerle yok etmekti hedef. Alevilerin önde
gelenlerini, pirlerini sürgünlere gönderdiler. Bu baskılar sonrasında
asimilasyonlar başladı. Hubyar yolunun asimile edilmesine direnenlerin başında Zile-Acısu
Köyü’nden Veli Baba olmuştur. Talipler; yolun, erkânın bozulmasına tepki
gösteren Veli Baba/Anşa Bacı’nın izinden, sözünden çıkmamaya başlamıştır.
Veli Baba’nın 1867 yılında Hakk’a yürümesinden sonra, “kadın erkân mı yürütürmüş” diyenlerin
aksine Anşa Bacı posta geçiyor. Anşa Bacı’yı kadın olmasından ötürü aşağılayıcı
dedikodular artıyor, yolu yürütmesinden rahatsız oluyorlar, Sivas ve Tokat Nazırlığına
“Anşa Bacı’nın büyük evleri, ahırları, atları var, örgütleniyor, ordu topluyor,
silahlanıyorlar, Devlete karşı isyan edecekler” benzeri iddialarla şikâyet
ediyorlar. Diğer hakaretamiz iddiaları burada söylemek istemiyorum, artık siz
tahmin ederseniz. Anşa Bacı’nın küçük oğlu Hasan yol erkâna daha yatkın birisi.
Dolayısıyla Anşa Bacı ile oğlu Hasan’ın yakalanarak Tokat’a getirilmesi
isteniyor. Talipler bu yakalama emrine çok büyük tepki gösteriyorlar. Üç oğlu
ve iki kızı olan Anşa Bacı 1887 yılında 70 yaşında iken Tokat’ta yargılanıyor
ve iki oğlu ve damadıyla birlikte
Alevilerin, Türklerin en çok sürgün olarak gönderildiği bölge olan Şam’a
gönderiliyor. 1890 yılında rüşvet vererek de olsa sürgünden kurtarılan Anşa Bacı
memleketine binlerce insanın karşılamasıyla dönüyor, hizmetine kaldığı yerden
aksatmadan devam ediyor ve zaten çok fazla yaşamıyor ve 1893 yılında 76
yaşlarında da Hakk’a yürüyor.
Anadolu’nun inancı uğruna dik duran, eğilmeyen, hasta ve
70 yaşında olmasına rağmen ailece sürgünü göze alan kahraman kadın analarından
olan Anşa Bacı’yı minnet ve şükranla anıyor, dedelerin/babaların/taliplerin
Hubyar’ın, Veli Baba’nın, Anşa Bacı’nın sürdüğü yolu erkânı asimile etmeden/ettirmeden,
bozmadan yürütmelerini temenni ediyorum” diyerek yoğun alkışlarla sözlerini tamamlayan Sevim Ana konferansını
tamamlamıştır.
Kitap standı da açılan festivale katılan yazarlar
kitaplarını okurlarına imzalayarak sunarken Gazetemizin yazarlarından eğitimci İsmail
ÇELEBİ de; Veli Baba Anşa Bacı ve Sıraç
Kültürü kitabı ile Deyişlerle
Alevilik Sıraçlık (Veli Baba Anşa Bacılılar) kitabını okurlara tanıtmıştır.