Anasayfa Genel Ekonomi Spor Sağlık Kültür/Sanat Eğitim Resmi İlanlar Seri İlanlar İletişim
 
Yabancı Turistler, Zile Kalesini Gezdi
             
Resmi İlanlar
Şu anda yayınlanacak resmi ilan bulunmamaktadır
Seri İlanlar
Şu anda yayınlanacak seri ilan bulunmamaktadır

Genel

Sağlık

Genç kalmanın formülü balık

Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Öçal, “Balık protein açısından oldukça zengin bir kaynak. İçerdiği protein sayesinde cilde esneklik sağlayan kollajen dokusunu destekleyerek yaşlanmaya karşı direnci arttırıyor” dedi.
Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Öçal, balığın sağlık ve güzellik üzerindeki 12 önemli faydasını anlattı.
Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Öçal, vücudun solunum ile sindirim gibi yaşamsal faaliyetlerinin devamlılığını sağlayan protein yönünden zengin olan balığın bağışıklık sistemini destekleyen ve göz sağlığını koruyan A vitamini, kalsiyumun kemiklere yerleşmesini sağlayan D vitamini ile kanın pıhtılaşmasında görevli K vitamini de içerdiğini belirterek, “Balık bu vitaminlere ek olarak B gurubu vitaminleri B6 ve B12 yönünden de zengin. Ayrıca iyot, selenyum, magnezyum, fosfor ve çinko mineralleri açısından iyi bir kaynak olarak biliniyor. Ancak balığı bu kadar değerli yapan sadece protein, vitamin ve minerallerden zengin oluşu değil. Balık aynı zamanda omega 3 yağ asitlerinin en önemli kaynağı. Ancak balığı kızartmak hem besin değerinin azalmasına hem de kanserojen maddelerin oluşmasına neden olacağı için ızgara, fırında veya buharda pişirerek tüketmenizde fayda var” diye konuştu.

“Yaşlanmaya karşı direnci arttırıyor”
İçeriğindeki çoklu doymamış yağ asitlerinin kolon, prostat ve meme kanseri gibi kanser türlerine karşı koruyucu etki gösterdiğini söyleyerek, “Omega 3’ler antiinflamatuar özelliğe sahip oluyor. Yani vücudun virüs, bakteri, parazit gibi enfeksiyonlara karşı direncini arttırarak bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Dolayısıyla kış mevsiminde gripten korunmada da etkili oluyor. Balık protein açısından oldukça zengin bir kaynak. İçerdiği protein sayesinde cilde esneklik sağlayan kollajen dokusunu destekleyerek yaşlanmaya karşı direnci arttırıyor. Hem kollajen dokusunu desteklemesi hem de hücre yapısını koruması sayesinde kırışıkların oluşumunu azaltmaya ve cildin yaşlanmasını geciktirmeye yardımcı oluyor. Bunun yanı sıra güneşin zararlı ışınlarına karşı cildin bağışıklık sistemini destekleyerek UV ışınlarına karşı koruyucu kalkan oluşturuyor. Balık hem içerdiği protein hem vitamin ile mineraller sayesinde saçların uzamasını kolaylaştırıyor ve saçları güçlendiriyor. Ayrıca içerdiği omega 3 yağ asitleri sayesinde saçların kurumasını ve yıpranmasını önleyerek canlı ve parlak görünüme sahip olmalarını sağlıyor” ifadelerini kullandı.
Balığın içeriğindeki çoklu doymamış yağ asitleri sayesinde, diyabeti olmayan kişilerde insülin direncini azaltarak diyabet görülme riskini azalttığını kaydeden Beslenme ve Diyet Uzmanı Öçal, balığın diyabet hastalarında da inflamasyon (iltihap) görülme olasılığını düşürdüğüne dikkat çekti.

“Depresyondan korunmada haftada 2-3 gün balık tüketmek oldukça önem taşıyor”
“Yapılan çalışmalar balık tüketimindeki her 20 gramlık artışın kalp damar hastalıklarının oluşma riskini yüzde 7 oranında azalttığını gösteriyor” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Öçal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İçerdiği EPA (eikosapantoenoik) ve DHA (dokosaheksaenoik asit) sayesinde özellikle kötü kolesterol LDL’nin düşmesini sağlayarak, damarlarda pıhtı oluşmasını ve buna bağlı gelişen felç riskini önlüyor. Beyin yapısının yüzde 60’ı yağlardan oluşuyor. Balık beynin gri bölgesinde bulunan yağ asidi olan dokosaheksaenoik asit (DHA) kaynağı. DHA beyin sinyallerinin iletimi için gerekli olan beyin hücre zarları için yaşamsal önem taşıyor. Omega 3 yağ asitleri özellikle DHA beyin hücreleri arasındaki iletişimi artırıyor. Bu şekilde unutkanlık, bunama ve diğer nörolojik hastalıklara karşı koruyucu olabiliyor. Ayrıca balıkta bulunan DHA sayesinde özellikle çocuklarda dikkat eksikliği, konsantrasyon bozukluğu gibi durumların giderildiği, okuma becerilerinde de artış sağlandığı belirtiliyor. Vücudumuzdaki tüm hücre zarlarının yapısı yağ asitlerinden oluşuyor. Bu yağ asitlerinin büyük çoğunluğu ise omega 3 yağ asitleridir. Serotonin, dopamin, noradrenalin gibi kimyasallar beyindeki sinir hücreleri arasındaki iletişimden sorumlu maddeler. Eğer iki sinir hücresinin birbiriyle bağlantı kurduğu noktada sinir iletiminde bozukluk yaşanırsa kişinin duygusal durumunda da bozulmalar meydana gelebiliyor. Bu kimyasalların dengesindeki bozulmanın, özellikle de serotonin azalmasının depresyon belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olduğu düşünülüyor. Çoklu doymamış yağ asitleri vücuttaki diğer hücre zarlarının yapısında olduğu gibi, beyin hücre zarlarının yapısında da bulunuyor. Bu yüzden eksikliği de hücre membran (zar) yapısında bozulmalara neden olarak, sinir iletiminde aksamalara sebebiyet verebiliyor. Depresyondan korunmada haftada 2-3 gün balık tüketmek oldukça önem taşıyor.”

“Göz hastalıklarına karşı koruyucu etki gösteriyor”
Omega 3’ün özellikle kalın bağırsak kanserine karşı koruyucu olduğu tespit edildiğini ayrıca yapılan bir çalışmada yeterli omega 3 tüketen kişilerde kalın bağırsak kanserine bağlı ölüm riskinin yüzde 59 oranında azaldığının ortaya konduğunu hatırlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Öçal, “Bunların yanı sıra omege 3’ün ülseratif kolit ve chron hastalığı gibi bağırsak hastalıklarına karşı koruyucu etkiye sahip olduğunu ve bağırsakta enflamasyon, bir başka deyişle iltihap görülme sıklığını azalttığını belirtiyor. Omega 3 yağ asitlerinin görsel gelişim ve retina sağlığı açısından önemli olduğu biliniyor. Özellikle retinanın bozulması ve görüşün bulanıklaşmasına neden olabilecek göz hastalıklarına karşı koruyucu etki gösteriyor. Araştırmalar, yeterli balık ve omega-3 yağ asitleri tüketen kişilerde göz hastalığı oluşma riskinin balık tüketmeyenlere göre daha az olduğunu gösteriyor. Yapılan bazı çalışmalar balığın sedef hastalığı ve egzama gibi deri hastalıklarının da önlenmesine yardımcı olabileceğini gösteriyor. Balık tüketimi özellikle iltihaplı eklem hastalıklarına karşı koruyucu etki gösteriyor. Balık içerdiği omega 3 yağ asitleri sayesinde antienflamuar özelliğe sahip ve bağışıklık sistemini destekleyerek vücutta inflamasyon (iltihap) oluşumunu önlüyor. Bu sayede de romatoid artrit, osteoartrit gibi eklem hastalıklarının görülme sıklığını azaltıyor şeklinde konuştu.
Yapılan birkaç çalışmada balık tüketiminin akciğerleri korumaya yardımcı olabileceğinin kaydedildiğini de belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Öçal, “Özellikle çocuklarda astım belirtilerinde azalmasının yanı sıra astımın önlenmesinde de yardımcı olabileceğine dair bulgular saptanmış. Yeterli miktarda balık tüketen kişilerde yeterli miktarda balık tüketmeyenlere nazaran yaşlandıkça akciğerlerin daha sağlıklı ve güçlü olduğu kanıtlanmış” açıklamasını yaptı.


Sivas Kuzey Anadolu Termal Turizm Kentleri Bölgesi nde yer alıyor

Sivas Valiliği, bazı basın organlarının 24 Ocak tarihli haberlerinde yer alan 'Sivas'ın Termal Kentler Arasında Yer Almadığını' ifade eden haberlerle ilgili açıklama yaptı. 
Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü Planlama Dairesi Başkanlığından alınan bilgiye göre "Yapılan çalışmanın bir pilot çalışma olduğu, Onuncu Kalkınma Planı kapsamında 2014-2018 yılları arasında uygulanmak üzere planlama yapıldığı, termal kentlerle ilgili illerin seçiminde tesislerin yatak kapasitesi ve kalitesi ile Sağlık Bakanlığı'nın uzman personel varlığı ve imkanlarına bakıldığı, 5 merkezde termal kent planlanmış olmasına rağmen bunun şimdilik 3 merkezde Afyon-Ömergecek, Yalova-Termal, Eskişehir-Kızılinler bölgelerinde uygulanabileceğinin mümkün olduğu belirtilmiştir" denildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan Türkiye Turizm Stratejisi 2023 Eylem Planı ana kararlarına göre Termal Turizm Master Planı kapsamında Güney Marmara, Güney Ege, Frigya, Orta Anadolu, Kuzey Anadolu, Doğu Marmara, Batı Karadeniz Termal Turizm Kentleri Bölgeleri olarak 7 ayrı bölgenin belirlendiğini Sivas, Amasya, Tokat ve Erzincan Kuzey Anadolu Termal Turizm Kentleri Bölgesi illeri arasında yer aldığı bugüne kadar Turizm Teşvik Kanunu uyarınca ilan edilmiş ve halen yürürlükte bulunan termal odaklı 5 adet Termal Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi ile 73 adet Termal Turizm Merkezi'nde imar planları çalışmaları yürütüldüğü ifade edildi.
Açıklamada,Sivas'ın Türkiye Turizm Master Planı'nda Orta Anadolu Kentleri Bölgesi'nde yer almadığı belirtilerek,"Ancak Kuzey Anadolu Termal Turizm Kentleri Bölgesi içerisinde yer almaktadır. Bahse konu haberde belirtilen ifadelerin aksine Sivas'ta, Türkiye Turizm Master Planı içerisinde kendine yer bulmaktadır" ifadelerini kullandı.

Ekonomi

ZİLE'DE E-FATURA VE E-DEFTER UYGULAMALARI HAKKINDA BİLGİLENDİRME SEMİNERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ

 

Vergi Dairesi Müdürü Ali Ulvi Yüksel ile Hızlı Bilişim A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Murat Yıldırım’ın sunumlarını yaptığı seminere çok sayıda muhasebeci ve oda üyesi katıldı.

Seminerin açılış konuşmasını yapan Zile Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Necati Bice; “Yeni Türk Ticaret Kanununun ve AB normlarının ticari hayatımızda daha fazla yer almasıyla birlikte, çok daha rahat işleyebilecek sistemler oluşmaya başladı.” dedi.

Ayrıca bu uygulamalar sayesinde, kâğıt ortamından dijitale taşınan işlerin, kırtasiye masrafını minimum düzeye indireceği gibi yapılan işlemlerin de büyük oranda hızlanacağını dile getiren Başkan Bice,örneğin, bu elektronik uygulamalardan biri olan, E- İmza sayesinde şirket kurulumu, bilgi güncelleme, şirket birleştirme, unvan değişikliği, iflas başvuruları, genel kurul bildirimlerinin yapılması, onaylanması, arşivlenmesi, çeşitli lisans başvuruları, mali destek ve teşvik başvuruları, çalışan SGK kayıtları vergi beyan ve ödemeleri gibi işlemlerin online ortamda yapılabileceklerini ifade etti.

Vergi Dairesi Müdürü Ali Ulvi Yüksel’in yaptığı sunumda; E-Faturanın ne olduğunu, bunun yasal dayanaklarını, E- Fatura başvurusunun nasıl yapıldığını ve E-Faturada mali mühür ve elektronik İmza gibi konulara açıklık getirdi.

Özellikle kayıtdışı ekonominin azaltılması ve uluslararası ekonomik entegrasyonun hızlanması bakımından e-faturanın büyük etkileri olacağının,ancak zorunluluk kapsamındaki işletmelerin de sisteme geçiş maliyetlerinin yüksekliği ve takvim sıkışıklığı ile ilgili ciddi kaygılar olduğunu ifade etti.  Bu kaygıların giderildiği bir geçiş süreci ile e-fatura uygulaması ülkemizdeki birçok ekonomik ve mali parametrenin olumlu etkileneceğini ifade eden Vergi Dairesi Müdürü Ali Ulvi Yüksel, bu kolaylıkların yanı sıra iş dünyasına, iş adamlarına ve mali müşavirlere ciddi yükler getireceğini ve cezai yaptırımlar olabileceğini belirtti.

Seminer; soru cevap bölümünde Hızlı Bilişim A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Murat Yıldırım’a sorulan soruların cevaplandırılmasıyla sona erdi.


5 yıldızlı oda/borsa sayısı 250 ye ulaştı

TOBB tarafından 2001 yılından itibaren yürütülen Akreditasyon Sistemi çalışmaları kapsamında, 2016 yılında gerçekleştirilen faaliyetler sonucu akredite oda/borsa sayısı 250 oldu. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, hedeflerinin 365 oda/borsanın Akreditasyon Standardını uygular hale gelmesi olduğunu söyledi. Akreditasyon Sistemi çalışmaları kapsamında, 2016 yılında gerçekleştirilen faaliyetlerle 24 oda/borsa akreditasyon statüsü kazanırken, daha önce akredite olmuş 52 oda ve borsa da akreditasyon belgesini yeniledi. Böylece, akredite oda/borsa sayısı 250'ye ulaştı. 2017 yılı çalışma planı çerçevesinde ise 28 oda/borsanın da akreditasyon çalışmaları başlatıldı.

Konuya ilişkin açıklamada bulunan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, oda ve borsaların 5 yıldızlı hizmet sunarak üyelerine yol açtıklarını ve özel sektörün öncüsü olmaya devam ettiklerini ifade etti.

 

"Hedefimiz 365 oda ve borsamızın Akreditasyon Standardını uygular hale gelmesi"

Akredite oda statüsü kazanan ve akreditasyon belgesini yenileyen oda ve borsaları tebrik eden Hisarcıklıoğlu, "24 oda ve borsamız daha akredite olarak sunduğu kaliteli hizmeti tescilledi. 52 oda ve borsamız da hizmette sınır tanımadığını yeniden kanıtladı" dedi.

Kurumsallaşma serüveninde akredite oda/borsaların marka değerinin her geçen gün daha üst seviyelere taşındığını belirten Hisarcıklıoğlu, "Benim oda ve borsalarım; yerelde ürettiği projeleriyle, yaptığı inovasyon çalışmalarıyla ve etkin paydaş yönetimiyle bulunduğu ilin ve ilçenin kalkınmasında baş aktör olmaya devam ediyor. Hedefimiz 365 oda ve borsamızın Akreditasyon Standardını uygular hale gelmesi" açıklamasında bulundu.

 

Akreditasyon Statüsü kazanan 12. dönem oda/borsalar şöyle:

"Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası, Alaşehir Ticaret Borsası, Alaşehir Ticaret ve Sanayi Odası, Aydın Sanayi Odası, Çorum Ticaret Borsası, Denizli Ticaret Borsası, Didim Ticaret Odası, Düzce Ticaret Borsası, Fatsa Ticaret Borsası, Hopa Ticaret ve Sanayi Odası, Kars Ticaret ve Sanayi Odası, Nevşehir Ticaret Borsası, Niğde Ticaret Borsası, Ödemiş Ticaret Borsası, Ödemiş Ticaret Odası, Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası, Selçuk Ticaret Odası, Söke Ticaret Odası, Tavşanlı Ticaret ve Sanayi Odası, Van Ticaret Borsası, Yozgat Ticaret Borsası."

Akreditasyon Statüsü kazanan 11. dönem oda/borsalar ise Silifke Ticaret ve Sanayi Odası, Simav Ticaret ve Sanayi Odası, Terme Ticaret Borsası.

 

Akreditasyon Belgesini yenileyen 4., 6. ve 9. dönem oda/borsalar şunlar:

"Adana Sanayi Odası, Akhisar Ticaret Borsası, Akşehir Ticaret ve Sanayi Odası, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası, Aydın Ticaret Borsası, Aydın Ticaret Odası, Balıkesir Ticaret Odası, Bandırma Ticaret Odası, Batman Ticaret ve Sanayi Odası, Biga Ticaret Borsası, Bodrum Ticaret Odası, Burdur Ticaret Borsası, Bursa Ticaret Borsası, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası, Çorlu Ticaret Borsası, Çorum Ticaret ve Sanayi Odası, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası, Erdek Ticaret Odası, Ereğli(Konya) Ticaret Borsası, Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası, Eskişehir Ticaret Borsası, Fatsa Ticaret ve Sanayi Odası, Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Ticaret Borsası, Isparta Ticaret Borsası, Isparta Ticaret ve Sanayi Odası, İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsası, Karacabey Ticaret Borsası, Karaman Ticaret Borsası, Karapınar Ticaret Borsası, Kayseri Ticaret Odası, Keşan Ticaret ve Sanayi Odası, Kocaeli Ticaret Odası, Kuşadası Ticaret Odası, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası, Manisa Ticaret Borsası, Menemen Ticaret Odası, Mersin Deniz Ticaret Odası, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası, Of Ticaret ve Sanayi Odası, Ordu Ticaret ve Sanayi Odası, Salihli Ticaret ve Sanayi Odası, Siirt Ticaret ve Sanayi Odası, Tarsus Ticaret Borsası, Tire Ticaret Odası, Tokat Ticaret ve Sanayi Odası, Turgutlu Ticaret Borsası, Ünye Ticaret Borsası, Van Ticaret ve Sanayi Odası, Yalvaç Ticaret ve Sanayi Odası."

 

2017 yılında akreditasyon çalışmaları başlatılan 13. Dönem Oda/Borsalar ise şöyle:

"Alaca Ticaret ve Sanayi Odası, Babaeski Ticaret Borsası, Babaeski Ticaret ve Sanayi Odası, Bafra Ticaret Borsası, Birecik Ticaret ve Sanayi Odası, Boğazlıyan Ticaret Borsası, Boğazlıyan Ticaret ve Sanayi Odası, Bolvadin Ticaret Borsası, Bolvadin Ticaret ve Sanayi Odası, Bucak Ticaret ve Sanayi Odası, Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası, Bünyan Ticaret Odası, Çayeli Ticaret ve Sanayi Odası, Erdemli Ticaret ve Sanayi Odası, Gerede Ticaret ve Sanayi Odası, Havza Ticaret ve Sanayi Odası, Islahiye Ticaret Odası, Keşan Ticaret Borsası, Kırıkkale Ticaret ve Sanayi Odası, Kırklareli Ticaret Borsası, Kozan Ticaret Borsası, Malatya Ticaret Borsası, Malkara Ticaret Borsası, Malkara Ticaret ve Sanayi Odası, Niksar Ticaret ve Sanayi Odası, Söke Ticaret Borsası, Vezirköprü Ticaret ve Sanayi Odası, Yüksekova Ticaret ve Sanayi Odası."

 

Akredite Oda/Borsa nedir?

Akreditasyon sürecine başlayan oda/borsalar; Akreditasyon Standardını oluşturan Yönetim ve Oda/Borsa Mevzuatı, Mali Yönetim, İnsan Kaynakları Yönetimi, İş Planlaması ve Yönetimi, Haberleşme ve Yayınlar, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kullanımı, Üye İlişkileri, Kalite, İletişim Ağı, Politika ve Temsil, Bilgi, Danışmanlık ve Destek, İş Geliştirme ve Eğitim, Uluslararası Ticaret, Borsacılık Faaliyetleri başlıkları altındaki 103 kriterden bağımsız denetçi kuruluşlarca denetlenerek akreditasyon statüsü kazanabiliyor. Akredite oda/borsalar da söz konusu kriterlerden her üç yılda bir yeniden denetlenerek sürdürülebilir ve kaliteli hizmet sunma noktasında performans ölçümüne tabi tutuluyor.

 

Spor

Eğitim

ZİLE MTAL SIFIR ATIK PROJE YARIŞMASINDA 1.OLDU

ZİLE MTAL’de çöpe dökülen çay atıklarının geri dönüşümünü sağlayacak proje geliştirildi. Okulun kimya öğretmeni Hasan Doğanay ve 12.sınıf öğrencisi Abdulkadir Karabağ okul pansiyonundaki çay atıklarını toplayarak çaydan sunta ürettiler.

Konu ile ilgili okulun kimya öğretmeni Hasan Doğanay şu açıklamaları yaptı: “Okul pansiyonumuzda bol miktarda çay demleniyordu. Demlenen çay atıkları olduğu gibi çöpe atılıyordu. Aynı şekilde okullarda, evlerde, işyerlerinde, kahvehanelerde kısacası her yerde aynısı yapılıyordu. Bu konuyla ilgili gübre ,sunta çalışması yapılmıştır.Ayrıca ilçemizde bulunan kontrplak fabrikasıyla görüştük.Çay atıklarından sunta yapmak istediğimizi söyledik.Sunta yaparken kullandıkları yapışkandan alarak bizde sunta yapmayı istedik.Okulumuzda ve pansiyonumuzda topladığımız demlenmiş çay atıklarını topladık ve süzdük.Bunları 100 0C’de fırınladık.100 gram demlenmiş çay atığından 25 gram kuru çay elde ettik.Sonra elimizde bulunan çay atıklarını fırınladık. Organik bazlı yapıştırıcı ile karıştırdık Mobilya bölümünde presleyerek sunta elde ettik.Elde ettiğimiz suntanın dayanıklı olduğunu gördük.CNC makinasından üzerine yazı yazdık. Bu projedeki asıl amacımız demlenmiş çay atıklarının bu şekilde değerlendirilmesi hususunda halkımızın bilinçlenmesini sağlamaktır. Çünkü çok miktarda demlenmiş atık çay çöpe gitmektedir. Bunun ülke ekonomisine nasıl kazandırabileceğini düşündük. Yaptığımız ÇDS (çay deminden sunta) ile halkın bilinçlenebileceğini düşündük.”şeklinde açıklama yapan kimya öğretmeni Hasan Doğanay bu projenin ortaya çıkışı ve yapılış amacı hakkında bilgi verdi.

"Çay Deminden Sunta Elde Etme" adı verilen bu proje, sayın Emine Erdoğan'ın öncülük ettiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen Sıfır Atık Projesi kapsamında yapılan "Sıfır Atık Geri Dönüştürülebilir Atık" yarışmasında, 11. ve 12. sınıflar kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü.



Tokat Zile Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde mesleki açık lise faaliyetleri 10 yılı aşkın süredir devam ediyor. Mesleki açık lise ile ilgili, amaçları ve okulda hangi bölümlerde olduğu ile ilgili Zile MTAL müdür yardımcısı Mehmet Özer gazetemize yaptığı açıklamasında “Okulumuzda mesleki açık liseye yer vererek öncelikli amaçlarımız, gelişmiş kitle iletişim araçları ve yeni teknolojiyi kullanarak ilköğrenimini tamamlayan ancak orta öğretime devam edemeyenler ile orta öğretimden ayrılanlar ve mezun olanlara farklı alanlarda öğrenim görme fırsatı vererek eğitim-öğretim imkânı sağlamaktır. Ayrıca orta öğretim düzeyinde fırsat ve imkân eşitliğinde, toplumun kültür düzeyinin yükseltilmesine ve güçlendirilmesine katkı sağlamaktır. Öğrencileri hayata ve yüksek öğretime hazırlamaktır. Mesleki açık lisede öğrencilerimiz örgün eğitim gören öğrencilerimizle aynı haklara sahiptir. Örgün eğitimden farklı tek yönü kılık kıyafetin serbest olmasıdır. Not hususunda, disiplin ve sınavsız geçiş hususunda örgün eğitimle aynı özellikleri taşımaktadır. Öğretim yılı dönemlerden oluşur.Her dönem kayıt yenileme yapılarak eğitime devam edilir. Mesleki açık lisede öğrenci kendi işlemlerini kendisi yapabilir.Belli başlı olarak bu özelliklere sahip olan mesleki açık lise, okulumuzda her sene başında bilgisayar bölümü, metal teknolojileri bölümü, makine bölümü, motor bölümü, mobilya bölümü, elektrik bölümünde kayıt durumuna hazırdır. Her hangi bir bölümden mesleki açık liseden sınıf açılabilmesi için sayı olarak en az 8 öğrenci şartı aranır. Herhangi bir bölümden en az 10 kişilik kayıt yaptıran öğrenci sayısına ulaşıldığında o bölümden okulumuz bünyesinde sınıf açılır. 2019-2020 eğitim-öğretim yılı itibariyle sadece motor bölümünde mesleki açık lise faaliyetlerimiz devam etmektedir.” dedi.

Kültür Sanat

TOKAT I. ALTIN ASMA TÜRK HALK MÜZİĞİ BESTE YARIŞMASI ÜSTÜNE GÖRÜŞLERİM

Tokat Valisi sayın Dr. Ozan Balcı ve Tokat Belediye Başkanı sayın Av. Eyüp Eroğlu tarafından Türkiye genelinde ilk kez  Türk Halk Müziği Beste Yarışması düzenlemelerini taktirle karşılıyor ve halk kültürüne yapılan bu hizmeti ayakta alkışlıyorum.

            Zile’nin Kardeş Şehri Kosova’da Prizren’e bağlı Mamuşa belediye başkanı sayın Abdülhadi Krasniç’in de katıldığı geceye katılım oldukça yüksekti. Bu güzel etkinliğe Zile Belediye Başkanı Sayın Şükrü Sargın dışında Tokat’ın hiçbir ilçe Belediye Başkanının katılmaması ise dikkatlerden kaçmadı.

            Organizede büyük emekleri olan İl Kültür Müdürü Adem Çakır, Şube Müdürü Selahattin Adıgüzel’le birlikte jüri üyelerinin tespiti, sanatçılarla iletişim kurulması vb. hususlarda büyük emeği geçen Necdet Kurt’u yürekten kutluyorum.

            Yine seneye tekrar edileceğini açıklayan sayın Vali  Dr. Ozan Balcı’nın bu etkinliğe devamlılık kazandırma isteğini de taktirle karşılayarak bazı hususları dile getirmeyi, diğer yarışmalarda  göz ardı edilmemesi için  gerekli gördüğümü  belirtmek istiyorum.

a.       Adının  ALTIN ASMA TÜRK HALK MÜZİĞİ BESTE YARIŞMASI olması çok

güzel.  Çünkü, Tokat ve yöresi asmasıyla,  yaprağıyla, üzümüyle, pekmeziyle, kömesiyle  ünlü bir kentimizdir.

b.      Yarışmanın iki aşamada, iki değişik jüri ile değerlendirilmesi konuya olan titizliğin

gösterilmesi açısından önemlidir.  

Burada benim de söz değerlerini inceleme açısından birinci jüride aralarında bulunduğum   alanında uzman ve bir birinden habersiz;  TRT Sanatçıları, bazı üniversitelerden öğretim üyeleri, bazı konservatuarlarda öğretim üyesi ve sanatçılardan oluşan 10 seçkin kişi  güfte, beste, nota ve ses kayıtları ile adları gizli RUMUZ kullanılarak gönderilen (Bu yarışmada 57 eser)  eserleri titizlikle  inceleyip ilk 10 eseri belirlemekle asıl yükü omuzlamış ve ödüllendirilecek, su yüzüne çıkacak, finalde TRT sanatçıları tarafından icra edilecek, (çekim yapan) TRT Müzik kanalı tarafından yayımlanacak  eserleri belirlemişler, işin mutfağında zor bir görevi yerine getirmişlerdir. 

            İkinci jüri ise müzikal yönden otorite  yedi seçkin kişi,  TRT Sanatçıları tarafından salonda, Tokat halkı huzurunda icra edilen, ilk jürinin belirlediği 10 eseri  puanlayarak sıralamış ve ilk üç eserle, yedi mansiyonu belirlemiştir. 

            Düzenin işlemesi, şeffaf olması hem çok şık, hem de güzeldi ama, burada gözden kaçan bir husus olmuştur.  İkinci jüri taktim edilirken ilk jüride görev yapanların da emeklerine teşekkür edilerek adları anılmalı, 10 isim açıklanmalı idi diyorum.

c.       Yarışmanın adı Tokat  I. Altın Asma Türk Halk Müziği Beste Yarışması

olduğuna göre,  puanların teknik masada hesap edilmesi sırasında,  jüride görevli sanatçıların birer türkü okuması çok güzel bir davranıştı. 

Ama sanatçılardan İbrahim Can  dışında hiç biri Tokat türküsü okumadı.

Bu kişilerin hepsi profesyönel sanatçı olduklarına göre,  Tokat türkülerini çok iyi icra edebilirlerdi.  Gönlümüz;  Armuttan Kayacağım,  Bağa Gel Bostana Gel,  Başındaki Yazmayı Sarıya mı Boyadın,  Bir Güzelin Hasretinden Ahından,  Çayır İnce Biçilir mi,  Minarede Taş m’olur,  Sigaramın Dumanı, Yeşil Ördek Gibi Daldım Göllere, Tokat Bir Bağ İçinde gibi Tokat türkülerini bu güzel seslerden dinlemeyi arzu ederdi. Diğer yarışmalarda göz ardı edilmeyeceğini ümit ediyorum.

            Tokat Anadolu Âşık Edebiyatı içinde önemli kentler arasında sayılır.

Yedi Ulu Ozandan biri sayılan KUL HİMMET  tokatlıdır. 

Âşık Edebiyatı kollarından  EMRAH KOLU Tokat’ta teşekkül etmiştir. Bu kolda yetişen; Tokatlı Gedaî, Tokatlı Nuri, Tokatlı Cemalî,  Zileli Ceyhunî,  Zileli Şermî, Niksarlı Bedrî, Niksarlı Cesurî Tokat Âşıklık Geleneğinin önemli şahsiyetleri olup,  deyişleriyle, türküleriyle Tokat halk kültürünün yüz akı Talibî, Selmanî, Semaî, Nevruz Bacı, Sadık Doğanay hakkın rahmetine kavuşmuş Tokatlı âşıklardır.

Bu nedenle  yarışmada, ödüller adlandırılarak, kimliklendirilerek verilmesinin aynı yola hizmet etmiş saz ve söz erbaplarını yad etmek, unutulmadıklarını vurgulamak açısından şık duracağı görüşündeyim.

Bundan sonraki yarışmada  taslak olarak yazdığım şemanın uygulanması ve daha sonraki yarışmalarda da bu yarışmada anılamayan diğer Tokatlı âşıkların adları ve eserlerinden küçük örnekler konarak vefa borcunun ödeneceği, ruhlarının şad olacağı görüşündeyim.

            Taslak Şema:

 

BİRİNCİLİK:

ÂŞIK KUL HİMMET ÖDÜLÜ

 

16. yüzyılda  yaşamış, Tokat’ın bilinen en eski âşığı olup,  Anadolu’nun  Ulu Ozanlarından biri olan:

 

Erenler ilmine talip olursan

Gördüğün ört, görmediğin söyleme

Zâhiri bâtını cümle bilirsen

Gördüğün ört, görmediğin söyleme

 

gibi deyişleri  dilden dile söylenen ve  güncelliğini hiç yitirmeyen  Tokat âşıklık geleneğinin baş tacı  ÂŞIK KUL  HİMMET  adına   BİRİNCİLİK ödülü     “Tabakada Tütünüm” adlı bestesiyle  Uğur TOP’a  verilmiştir.   (denmeliydi)

 

 

İKİNCİLİK ÖDÜLÜ:

ÂŞIK TOKATLI NURİ ÖDÜLÜ

19. yüzyılda yaşamış Emrah Çırağı olup Tokatlı Nuri adı ile  ünü tüm Anadoluyu  sarmış ve

 

Ben güzelim diye havadan uçma

İndirirler seni el yaman olur

Siyah kâkülünü gerdana saçma

Eser bad_ı saba yel yaman olur

 

gibi deyişleriyle unutulmazlar listesinin başında gelen, ustası Emrah’ın vefat ederken sazını hediye ettiği  ÂŞIK TOKATLI NURİ  adına  İKİNCİLİK ödülü   Bir Dilbere Gönül Verdim Ezelden" bestesiyle  Uğur TOP’a  verilmiştir.  (denmeliydi)

 

 

ÜÇÜNCÜLÜK ÖDÜLÜ:

ZİLELİ  ÂŞIK  TÂLİBΠ ÖDÜLÜ

19. Yüzyılda yaşamış Emrah çırağı olup mezar taşında:

 

Ben garip başım garip

Sılada  eşim garip

Ölsem mezara girsem

Mezarda taşım garip

 

İfasesi yer alan ve çırağı Âşık Fedaî’nin  İstanbul  Kumkapı’daki sazlı kahveye uğradığında:

 

Dediler mevlidin olur nereden

Dedim ki aslımız olur Zile’den

Dediler Tâlibî  n’oldu oradan

Dedim bir Fatiha ihsan İstanbul

 

biçiminde başlayan İstanbul Destanı’nı söyleten üne sahip  bir kısmı halen türkü olan  deyişleri ile Zile âşıklık geleneğinin en önde gelen âşıklarından  ZİLELİ TÂLİBΠ adına   ÜÇÜNCÜLÜK  ödülü   "Tokat’ın Yolu Taştır"    bestesiyle İsmail TATAR’a   verilmiştir. (denmeliydi)

 

 

MANSİYONLAR

Mansiyonlarda sıralama olmadığı için puan önemsenmeden âşıklar adına mansiyon verilmeli idi.  Bu da: 

1.      Mansiyon:  

ÂŞIK TOKATLI GEDAÎ ÖDÜLÜ

Asıl adı Ahmet olup,  19. yüzyılın  kudretli  âşıklarından  olan ve

 

            Sanadır niyazım derun-ı dilden

            Mevla’nın aşkına dur seher yeli

            Çıkarmış mı beni yârim gönülden

            Varınca divana sor seher yeli

 

gibi birçok  deyişi güncelliğini koruyan    Emrah çırağı  TOKATLI GEDÂÎ adına 

1. Mansiyon   “O Bana Yeter”  bestesiyle Tekin KİREÇÇİ’ye   verilmiştir  (denmeliydi.)

 

2.      Mansiyon:

ZİLELİ ÂŞIK CEYHUNÎ ÖDÜLÜ

Bir şiirinde :

 

Sırrı enel-hakk’ı diyecek kimdir

            Kanaat lokmasın yiyecek kimdir

Melâmet hırkasın giyecek kimdir

Ceyhunî var Nurî çıraklarından

 

diyerek,  ustasına sevgi, saygı ve muhabbetini dile getiren,  Zile’nin en iyi bilinen âşıklarından   ZİLELİ ÂŞIK CEYHUNÎ  adına 2. Mansiyon   “İnsanız Biz”  bestesiyle  Tekin  KİREÇÇİ’ye  verilmiştir. (Denmeliydi.)

(Diğer mansiyonlar da  beste ve bestekarının adı ile belirttiğimiz biçimde verilmeli idi.)

 

3.      Mansiyon:

NİKSARLI  ÂŞIK BEDRÎ ÖDÜLÜ

 

19. yüzyılın sonu ile 20. Yüzyılın başında yaşamış Niksar’ın en önemli âşığı olup:

Bakmazsın Bedrî’nin telaşlarına

Asla rahmeylemem göz yaşlarına

Cefa defterinin ders başlarına

Ya bir mum yapıştır ya tebeşir çek

 

gibi deyişleriyle Tokat yöresi âşıklık geleneğine damgasını vuran

NİKSARLI  ÂŞIK BEDRΠ adına 3. Mansiyon  “Turhal’dan Ötesi Yaprak Yöresi”  adlı besteye   verilmiştir.

 

4.      Mansiyon:

ALMUSLU ÂŞIK SELMANÎ ÖDÜLÜ

Anadolu âşıklık geleneğinin  son dönem önemli halkalarından  leb değmezin, atışmanın önemli ustalarından olup saz ve söz ağırlıklı:

 

Cenab-ı Mevlâ’dan erdi inayet

Daha çocuk iken saza alıştık

Kudret iliminden okuduk ayet

Çok şükür kelâma söze alıştık

 

biçimindeki  deyişleriyle  gönüllerde taht kurmuş  ALMUSLU ÂŞIK SELMANÎ adına  4. Mansiyon    Yolcu Oldum Yola Düştüm   adlı besteye verilmiştir.

 

5.      Mansiyon:

TURHALLI ÂŞIK SEMAÎ ÖDÜLÜ

 

Turhal âşıklık geleneğinin en önemli âşığı olup  atışma, leb değmez, muamma ve türkü dallarında pek çok ödül almış zakir âşıklardan olan,

 

 Hayli yıldır Hak aşkınla gezerim

Ne cemalin gördüm ne de gördürdün

Varlığını kalp evimde sezerim

Ne muradım verdin ne de verdirdin

 

gibi özgün deyişleriyle bilinen  TURHALLI ÂŞIK SEMAÎ adına  5. Mansiyon  “Tokat Ellerinde Bir Yar Yitirdim”  adlı besteye  verilmiştir.

 

 

6.      Mansiyon

ÂŞIK SADIK DOĞANAY ÖDÜLÜ

 

Radyo ve televizyonlarda   ‘El vurup yâremi incitme tabip’ ve  ‘Yandı ha yandı’

gibi deyişlerini sık sık dinlediğimiz:

 

Aşkın deryasına dalmak istersen

İlim bir mürşittir almak istersen

Haline bir haldaş bulmak istersen

Deşt-i güzar edip gez deli gönül

 

biçiminde  özgün söyleyişleri olan ve dünyayı gönül gözüyle gören

ÂŞIK SADIK DOĞANAY adına   6. Mansiyon    Tokat Kalesine Çıktım Oturdum”  adlı besteye verilmişti.

 

7.      Mansiyon

EŞREF TOMBULOĞLU ÖDÜLÜ

Türk halk şiiri ve Tokat yöresi Türk halk müziği çalışmaları içerisinde önemli bir yeri olan   bir  halk sanatçısı  kimliği altında;

 

Başındaki yazmayıda sarıya mı boyadın,
Neden sararıp soldun da sevdaya mı uğradın
Tokat'tan mı geliyon da kız sen Almus'lumusun
Ben seni alacağım da söyle namuslumusun

 

gibi  türküleriyle  Tokat  ve Almus’un yaşayan  en sevilen sanatçılarından biri olan  EŞREF TOMBULOĞLU  adına 7. Mansiyon   Suyun Kurusun Çördük” adlı besteye   verilmiştir.

 

gibi ifadelerle hem  Türk  Halk Müziğine kazandırılan 10  eser duyurulur,  hem de  Tokat  halk kültürüne  büyük emekleri geçen ‘Kent Kültürünün Tapu Senetleri’ dediğimiz önemli âşık ve sanatçılarımızın hiç olmazsa birkaçı anılmış olur.

 

            Bu güzel etkinliği düzenleyen  Tokat Valisi sayın Dr. Ozan Balcı ve Tokat Belediye Başkanı sayın Av. Eyüp Eroğlu  şahsında emeği geçenlerin tümünü içtenlikle kutlar,  esenlikler dilerim.


 
  Cami-i Kebir Mah.
 Latif Topçu Sok.No:3/A
 Zile/Tokat
 
  Tel/Fax : 0356 317 9766
 E-posta : ozhabergazetesi@hotmail.com
 bilgi@gazeteozhaber.com

TCMB Döviz Kurları
  Para Birimi Alış Satış
Dolar (USD) 5.9174 5.8938
Euro (EUR) 6.5628 6.5366
Dolar (USD) Efektif 5.9085 5.8979
Euro (EUR) Efektif 6.5530 6.5412
Ziyaretçi Sayısı
293304
Web Tasarım Vur@l Yazılım